Şubat 25, 2018

Tuvalette yatıp kaltım Şimdi!!!

tuvalette yaptıp kalkan zengin

Londra‘da restoranlar zinciri sahibi Hüseyin Özer, İZİKAD‘ın düzenlediği toplantıya konuk oldu. 63 yaşındaki Özer’in hayat hikayesi oldukça ilginç.

İş adamı Hüseyin Özer, dünyaya geldiği Tokat’ın Reşadiye İlçesi’ne bağlı bir köyde doğumundan Erbaa İlçesi’ne, Ankara’ya, askerliğin ardından İstanbul’a ve Londra’ya ulaşmasına, restoranlar zinciri sahibi olmasına kadar yaşamından kesitler aktardı.

‘TUVALETTE YATIP KALKTIM’

Baba ve annesinin ayrılmasının ardından istenmeyen çocuk olarak birkaç hayvanla birlikte bir ağanın yanına verildiğini belirten Özer şunları anlattı:

Keçi güderken çoban Celal emmiden okuma yazmayı öğrendim. Değnekle kara, toza, taşlarla taşa, kayaya yazı yazmaya başladım. Evlatlıktan reddeden babamı vurmak için gittiğim ve kullanacağım silahı alabilecek parayı kazanmak üzere, annem bilet alarak Ankara’ya gönderdi. 11 yaşındaydım, çocuğum diye kimse işe almadı. Ulus’ta çakmaktaşı, benzin satıyor günde 75 kuruş kazanıyor, Sıhhiye’de bir tuvalette yatıp kalkıyordum. O tuvalet benim için çok güzeldi, çünkü yatacak yerimdi. Minnettarım ben o tuvalete. Kazandığım parayla günde köfte ekmek alamıyordum. Günde 75 kuruşa bir ciğerciyle anlaştım. Günde bir öğün ciğer yiyordum.

‘ZEHİR YEDİĞİM GÜN EN MUTLU GÜNÜMDÜ’

Bu arada anne tarafından kalan tarlalara ortak olmaması için ağabeyinin zehirli incir verdiğini kaydeden Hüseyin Özer, “Bir gün zehirli inciri ağzıma attım lakin bir şey engel oldu ve hemen tükürdüm. Çocuklara anlattığımda bana bohçalarını açmışlardı ve ne güzel bir yemek yemiştim bilemezsiniz. Yani, zehir yediğim gün en mutlu günümdü” dedi.

‘İSTANBUL’DA KOMİLİK YAPTIM’

İstanbul’a geldiğinde komilikten kazandığı parayla köşeyi döndüğümü düşünmüştüm ev tutmaya gittiğimde ordaki bayan ancak kömürlük kiralayabileceğini söylediğini dile getiren, kömürlüğü tutarak yaşadığını ve hayatının kararlarını orada verdiğini anlatan Hüseyin Özer şöyle devam etti:

İngilizce öğrenmeye de orada karar verdim. Emekli bir albaydan haftada iki gün ders aldım. Askerliğimin ardından talebeler arasına karışıp, aldığım bir biletle Londra’ya geldim ve bir kebabçıda iş buldum. Bodrum katta yatıyordum. Kebabçı haftada bir gün kapalıydı. Alafranga tuvalette nasıl yıkanılırsa öyle yıkandım.

LONDRA’DA İLK DÜKKAN

4 yıl sonra ilk lokantamı londra’da ortak  bir arkadaşımla açtım. Sonra ayrıldım ve bir lokantayı satın aldım. Sonra devam etti lakin bu kez haraç mafyası çökmeye çalıştı. Beni korkutamayınca çalışanlarla  oynamaya başladılar. Uzun süre sıkıntı çektim. Üretkenlik, en büyük mutluluk kaynağım. Okumayı, örneğin sizinle arkadaş olmayı, dünyayı, hayatı insanları seviyorum.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar